Mesudiye’yi Canlı İzle
19 Kasım 2010
Eski Köy Düğün Geleneklerimiz – Kadir AKSU
5 Temmuz 2020
Kuru Ekmek (Golit)
2 Ocak 2019
Öyle Bir Geçer Zaman ki…
3 Haziran 2020
Yeşilce – Yeşilyurt Kültür ve Dayanışma Derneği › Forumlar › Genel Gündem › En iyi istihbarat 88 yıl önce verilmiş
Metehan Demir ve Fatih Çekirge, Habertürk'te Perde Arkası'nda değerlendirdi.
13.11.2007 23:02
1919'da İngiltere Müşteşarı Hohler'in Ankara'dan Londra'ya gönderdiği bilgi notunu ve Türkiye üzerine oynanan oyunları, Fatih Çekirge ve Metehan Demir, Habertürk'de 'Perde Arkası' Programı'nda değerlendirdi.
VİDEOYU İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
İşte, Türkiye'nin yaşadığı terör konusuyla ilgili en iyi istihbaratı 88 yıl önce bir İngiliz Büyükelçiliği müsteşarının verdiğinin altını çizen Fatih Çekirge'nin açıklamaları:
“Sevgili Kürt kökenli kardeşlerim: Bu sözüm size özellikle bunu iyi dinleyin. Şu gelen bilgileri iyi izleyin. Meselenin arkasında bu topraklarda
kardeşçe, barış içinde yaşayan insanların sırtına yerleştirilen hançerin kapzasındaki tuzağın hangi çıkar ve hangi menfaat sürecinden
geçtiğini anlamamız açısından çok önemli. Üste kan akıyor altta petrol rezervleri. Bu rezervler bizim kanlarımızla besleniyor. Bizim yaşananların her defasında söylememiz lazım.”
1919'da İngiltere Müşteşarı Hohler'in Ankara'dan Londra'ya gönderdiği bilgi notu:
“Şimdi Mezopotamya bizim olduğuna göre, ona (Binbaşı noel) bir Kürt devleti kurdurup, Kuzey Dağları'nı öylece koruyabiliriz. Majestelerinin hükümetinin
amacı Türkleri elden geldiğince zayıflatmak olduğuna göre, Kürtleri bu şekilde harekete geçirmek fena plan değildir”
“88 yıl önce artık sırtımınız hangi bölgesine, kalbimizin neresine ne şekilde saplanmış o hançerin kapzasındak tuzağın üzerimize boşalttığı çığlıktır bu.
Biz bunu 1908 yılından beri biliyoruz. 88 yıl önce Türklere karşı set haline dönüştürülmeye çalışılan dağların nasıl bir ihanet tezgahına dönüştürüldüğü açık değil mi? Altından petrollerin üstünden bizim kanımızın açık değil mi? O dağların Gabar olduğu, Namaz olduğu, Kandil olduğu belli değil mi?
Biz sadece istihbarat paylaşımıyla baş edemeyiz. Biz önce kendi tarihimizi paylaşmamız lazım. Biz önce vatandaşımızın kalbindeki gerçeğin istihbaratını yapmamız lazım. Biz hala uydudan istihbarat almaya çalışırsak, vatandaşın kalbindeki duygunun istihbaratını almakta zorlanıyoruz. Kendi tarihimizin istihbaratını almakta zorlanıyoruz.
Hafızasını kaybetmiş bir çöle düşüyoruz. Tarihinin istihbaratını kaybetmiş bir millet uydudan değil, uzay üssü Alfa'dan da istihbarat alsa hiçbir şey olmaz. Biz hala uydudan istihbarat almaya çalışırsak, vatandaşın kalbindeki duygunun istihbaratını almakta zorlanıyoruz. Kendi tarihimizin istihbaratını almakta zorlanıyoruz. Biz önce vatandaşımızın kalbindeki gerçeğin istihbaratını yapmamız lazım.
http://www.haberturk.com/haber.asp?id=44181&cat=110&dt=2007/11/13
herşey bir yana istihbarat diyince malesef akan sular duruyor
Türkiye de istihbarat kavramı ne yazıkkı 80 yılından sonra hepten dibe vurmustur.
yaklaşık 30 senedir Türkiye de kendi görusum istihbarat sıfır noktasına gelmiştir yaşanan olaylar sonucu ki örnek
** MİT in operasyonel yetkisinin alınması ve başbakanlığa bağlanmasıdır.
Teşkilat adına dezenformasyon adı altınta yapılan bu değişiklik öldurucu baltayı vurmustur ve cıkar amacları doğrultusunda kullanmılmak istenmesi adeta kendi içinde bir çatışmaya da sebebiyet vermiştir…. Balık baştan kokar dicem ama artık kuyruğuda kokuyor …